Ceza Hukuku

Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir? Peşin Ödeme ve Haklı Fesih Hakkı

avukatbuldum.com avukatbuldum.com 6 dakika okuma
Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir - Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir? Peşin Ödeme ve Haklı Fesih Hakkı

Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir? sorusu, aşağıda hukuki çerçevesi ve uygulamada önem taşıyan yönleriyle ele alınmaktadır.

Yıllık ücretli izin kullanan işçinin, izin dönemine karşılık gelen ücretini izne başlamadan önce alması gerekir. Bu ödeme, işverenin tercihine bırakılmış bir uygulama değil, 4857 sayılı İş Kanunu ile getirilen emredici bir yükümlülüktür. İşveren izin ücretini doğrudan peşin ödeyebileceği gibi avans şeklinde de verebilir. Önemli olan, işçinin yıllık izne çıktığı tarihte izin dönemine ilişkin ücretine önceden ulaşmış olmasıdır.

Ücretin işyerindeki olağan maaş gününde ödenmesi, ödeme tarihi yıllık iznin başlamasından sonraya kalıyorsa bu yükümlülüğü karşılamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli, 2025/2024 Esas ve 2025/2487 Karar sayılı kararıyla bu konudaki uygulama netleşmiş; izin ücretinin peşin verilmemesi işçi açısından haklı fesih nedeni olarak kabul edilmiştir.

Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir: Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmesinin Hukuki Dayanağı

4857 sayılı Kanun kapsamında 57. madde, yıllık ücretli izne ayrılan işçinin izin süresine ilişkin ücretinin izne başlamadan önce peşin ödenmesini veya avans olarak verilmesini zorunlu tutar. Bu nedenle işverenin ödeme tarihini kendi ücret ödeme sistemine göre ileri bir tarihe bırakması mümkün değildir.

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğindeki 21. madde de aynı yaklaşımı benimser. Düzenleme, izin dönemine ilişkin temel ücretin yanında bu döneme rastlayan ücret niteliğindeki diğer hakların da işçiye önceden ödenmesini öngörür. Dolayısıyla prim veya ikramiye gibi ücret niteliği taşıyan ve izin dönemine denk gelen haklar da somut olayın koşullarına göre bu kapsamda değerlendirilir.

İşçinin Peşin Ödeme Talep Etmesi Gerekir mi?

İşçinin yıllık izne ayrılırken ayrıca “ücretimi peşin ödeyin” şeklinde talepte bulunması gerekmez. Yükümlülük doğrudan işverene aittir ve işçi herhangi bir başvuruda bulunmasa dahi yerine getirilmelidir.

İzin formunda bu konuya ilişkin bölüm bulunmaması, işçinin böyle bir kutucuğu işaretlememesi veya ücret talebini ayrıca yazılı hale getirmemesi işvereni sorumluluktan kurtarmaz. Yargıtay’ın son yaklaşımı da peşin ödemenin işçinin talebine bağlı olmayan mutlak emredici bir yükümlülük olduğunu açıkça kabul etmektedir.

Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Görüş Ayrılığı Nasıl Çözüldü?

Konu uzun süre bölge adliye mahkemelerinde farklı şekilde değerlendirildi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli, 2021/310 Esas ve 2021/736 Karar sayılı kararında yıllık izin ücretinin peşin verilmemesi tek başına haklı fesih sebebi kabul edildi.

Buna karşılık aynı Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Hukuk Dairesi 22.03.2024 tarihli, 2022/1708 Esas ve 2024/758 Karar sayılı kararında işçinin ayrıca peşin ödeme talebinde bulunmamasını dikkate alarak farklı sonuca ulaştı.

Bu içtihat uyuşmazlığı üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 5235 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruyu inceleyerek görüş ayrılığını ilk yaklaşım doğrultusunda giderdi. Bu değerlendirme, 5235 sayılı Kanun sistematiğindeki 35/3. madde bağlantısı üzerinden yapılmıştır.

Peşin Ödeme Yapılmaması Haklı Fesih Nedeni midir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli kararında, izin ücretinin izne çıkılmadan önce ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih sebebi olduğu kabul edilmiştir.

Kararda, 4857 sayılı Kanun’un 24/II-(e) hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun şekilde ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğu; aynı düzenlemenin devamındaki çalışma şartlarının uygulanmamasına ilişkin hükmün de yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi bakımından dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle işçi, yıllık izin dönemine ilişkin ücret kendisine önceden ödenmediğinde 24. madde kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir. Bu fesih sıradan istifa değildir ve kıdem tazminatı bakımından farklı sonuçlar doğurur.

Yargıtay yaklaşımı alt derece mahkemelerinin kararlarına da yansımıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesinin 19.06.2026 tarihli, 2025/24 Esas ve 2026/1192 Karar sayılı kararında da izin süresinin ücretinin izne başlanmadan önce verilmemesi işçi bakımından haklı fesih sebebi kabul edilmiştir.

İşçiye Fazladan İzin Verilmiş Olması Sonucu Değiştirir mi?

İşverenin işçiye kanunen hak ettiği süreden daha fazla yıllık izin kullandırması, peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın değerlendirdiği uyuşmazlıklardan birinde işçiye hakkından 49 gün daha fazla izin kullandırıldığı savunulmuş, ancak bu durum işveren lehine yeterli görülmemiştir.

Yıllık izin süresinin işçi lehine artırılması ile izin ücretinin zamanında ödenmesi birbirinden bağımsız yükümlülüklerdir. İşveren izin süresi bakımından işçiye daha avantajlı bir uygulama yapabilir; fakat bunun karşılığında ücretin peşin ödenmesi zorunluluğundan vazgeçemez.

Bu nedenle “işçiye zaten hak ettiğinden fazla izin kullandırıldı” savunması, ücretin izinden önce ödenmemesini hukuka uygun hale getirmez.

Haklı Fesih Halinde İşçi Hangi Hakları Talep Edebilir?

İzin ücreti peşin ödenmediği için iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdiren işçi, kıdem tazminatının diğer koşullarını da taşıyorsa kıdem tazminatı talep edebilir. Buna karşılık feshi gerçekleştiren işçinin ihbar tazminatı talep etmesi mümkün değildir.

Uyuşmazlık çıkması ihtimaline karşı işçinin yıllık izin tarihlerini, izin formunu, banka hesap hareketlerini ve ödeme yapılmadığını gösteren yazışmaları muhafaza etmesi önemlidir. Bu belgeler ücretin izne başlamadan önce ödenip ödenmediğinin ortaya konulmasını kolaylaştırabilir.

Aylık Maaşın Normal Gününde Ödenmesi Yeterli Olur mu?

Hayır. İşverenin ücretleri düzenli olarak belirli bir günde ödüyor olması, yıllık izin dönemindeki özel ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kanunun aradığı tarih izin başlangıcından öncesidir.

Örneğin işçi aylık maaşını her ayın belirli bir gününde alıyor ancak yıllık izne bu tarihten önce çıkıyorsa, izin dönemine denk gelen tutarın izin başlamadan önce ayrıca ödenmesi veya avans olarak verilmesi gerekir. Maaşın izin bittikten sonra olağan ödeme tarihinde yatırılması peşin ödeme sayılmaz.

İşverene İdari Para Cezası Uygulanabilir mi?

4857 sayılı Kanun kapsamındaki 103. madde, yıllık izin ücretini kanuna uygun biçimde ödemeyen işveren bakımından idari para cezası öngörmektedir. İzin ücretinin hiç ödenmemesi, eksik ödenmesi veya mevzuata aykırı şekilde ödenmesi halinde her işçi için ayrı yaptırım gündeme gelebilir.

2026 yılı için bu ihlale ilişkin idari para cezası işçi başına 4.815 TL olarak uygulanmaktadır. Bu yaptırım işçinin haklı fesih hakkından bağımsızdır. Dolayısıyla aynı olay hem işçi bakımından haklı fesih ve kıdem tazminatı sonucunu hem de işveren açısından idari para cezasını gündeme getirebilir.

Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yıllık izin ücreti hangi tarihte ödenmelidir?

İzin dönemine ilişkin ücret, işçi yıllık izne başlamadan önce peşin olarak ödenmeli veya avans şeklinde verilmelidir.

İşçi ücretin peşin ödenmesini ayrıca istemek zorunda mı?

Hayır. İşveren bu yükümlülüğü işçinin ayrıca talep etmesini beklemeden yerine getirmelidir.

İzin ücreti peşin verilmezse işçi sözleşmesini feshedebilir mi?

Evet. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/2024 Esas, 2025/2487 Karar sayılı içtihadına göre bu durum işçi bakımından haklı fesih nedeni oluşturur.

Fazla izin kullandırılması işvereni ödeme yükümlülüğünden kurtarır mı?

Hayır. Fazladan izin verilmesi ile izin dönemindeki ücretin peşin ödenmesi iki ayrı yükümlülüktür.

Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Diğer şartları da mevcutsa kıdem tazminatı talep edebilir. Ancak iş sözleşmesini işçi sona erdirdiği için ihbar tazminatı talep edemez.

Sonuç

Yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında açık biçimde düzenlenen zorunlu bir işveren yükümlülüğüdür. İşçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadığı gibi, ücretin izin bittikten sonra normal maaş tarihinde ödenmesi de bu zorunluluğu yerine getirmez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025 yılında verdiği karar sonrasında, izin dönemine ait ücretin izinden önce peşin veya avans olarak ödenmemesi işçinin haklı fesih hakkını kullanabileceği bir durum olarak kabul edilmektedir. İşverenin daha fazla izin kullandırmış olması bu sonucu değiştirmez. Ayrıca 103. madde kapsamında idari para cezası da ayrı bir yaptırım olarak uygulanabilir.

avukatbuldum.com
Yazar

avukatbuldum.com

AvukatBuldum.com için hukuk alanında bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.

Yazarın tüm içerikleri
Benzer İçerikler

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Yorum yapın