Ceza Hukuku

Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma Nasıl Yapılır? Güncel Yollar ve Şartlar

avukatbuldum.com avukatbuldum.com 19 dakika okuma
Erişimin Engellenmesi Ve İçerik Kaldırma Nasıl Yapılır - Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma Nasıl Yapılır? Güncel

İnternet ve sosyal medya, haberleşmeyi ve içerik üretimini kolaylaştırırken hukuka aykırı yayınların çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasına da imkân vermektedir. Kişilik haklarının, özel hayatın, telif haklarının veya kamu düzeninin ihlal edildiği durumlarda erişimin engellenmesi ve içerik kaldırma nasıl yapılır sorusu önem kazanır. Türk hukukunda bu alandaki temel düzenleme 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun olmakla birlikte, başvurunun niteliğine göre ceza hukuku, medeni hukuk, basın hukuku ve fikri haklara ilişkin başka düzenlemeler de uygulanabilir.

Erişimin engellenmesi ile içeriğin kaldırılması aynı işlem değildir. Erişim engellemede içerik internet ortamında varlığını sürdürebilir ancak belirli URL’ye veya şartları varsa sitenin tamamına erişim sınırlandırılır. İçerik kaldırmada ise hukuka aykırı yayın ilgili platformdan veya içerik sağlayıcı tarafından yayından çıkarılır. Özellikle 5651 sayılı kanun kapsamındaki yetkiler, Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında önemli değişikliklere uğramıştır. Bu nedenle eski uygulamadaki kişilik hakkı başvuruları ile bugün kullanılabilecek hukuki yollar birbirinden ayrılmalıdır.

Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma Nasıl Yapılır?

İzlenecek yol, internet içeriğinin hangi hakkı ihlal ettiğine veya hangi suçu oluşturduğuna göre belirlenir. Katalog suçlardan biri söz konusuysa 5651 sayılı İnternet Kanunu kapsamındaki erişim engelleme mekanizmaları uygulanabilir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali bakımından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yapılabilecek özel başvuru yolu bulunmaktadır. Kişilik hakkı ihlalinde ise geçmişte doğrudan uygulanan 9. madde yolu Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle artık aynı biçimde kullanılamamaktadır.

İçerik bir suç teşkil ediyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması da mümkündür. İnternet haber sitesindeki bir yayın söz konusuysa 5187 sayılı Basın Kanunu çerçevesindeki düzeltme ve cevap hakkı; kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırılarda ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında hukuk mahkemelerinden koruma talep edilmesi gündeme gelebilir. Telif hakkının ihlalinde ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri ayrıca önem taşır.

Erişimin Engellenmesi Nedir?

Erişimin engellenmesi, hukuka aykırı olduğu değerlendirilen bir internet yayınına kullanıcıların ulaşmasının teknik yöntemlerle önlenmesidir. Tedbir esas olarak ihlalin bulunduğu yayın, sayfa, resim, video veya bölümle sınırlı olacak şekilde URL bazında uygulanır. Sadece belirli içeriğin engellenmesi teknik olarak mümkün değilse veya ihlali önlemeye yetmiyorsa şartları dahilinde internet sitesinin tamamına yönelik engelleme gündeme gelebilir.

8. madde kapsamında belirli suçların internet ortamında işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunması halinde erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Bunun yanında yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliği, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması gibi gerekçeler de kanunda öngörülen usuller dahilinde erişim tedbirinin uygulanmasına yol açabilir.

İçerik Kaldırma Nedir?

İçerik kaldırma, hukuka aykırılık oluşturan internet yayınının doğrudan bulunduğu ortamdan çıkarılmasıdır. İçerik sağlayıcıya ulaşmanın güç olması, paylaşım yapan kişinin anonim kalması veya yer sağlayıcının yurt dışında bulunması uygulamada bu yöntemin kullanılmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle erişim engelleme ile içerik çıkarma tedbirleri farklı mekanizmalar üzerinden yürüyebilir.

5651 sayılı Kanun, internet ortamında çocukların, gençlerin ve toplumun belirli tehlikelerden korunmasını amaçlayan düzenlemeler içermektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını kolaylaştıran yayınlar, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik, fuhuş ve kumar gibi içerikler bu çerçevede özellikle önem taşır.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında Hangi Suçlarda Erişim Engellenebilir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu içinde sayılan bazı suçların internet ortamında işlenmesi, 8. madde kapsamında erişimin engellenmesine neden olabilir. Bunlar arasında şu suçlar bulunmaktadır:

  • İntihara yönlendirme, 84. madde,
  • Çocukların cinsel istismarı, 103. madde,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, 190. madde,
  • Sağlık için tehlikeli madde temini, 194. madde,
  • Müstehcenlik, 226. madde,
  • Fuhuş, 227. madde,
  • Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, 228. madde.

Katalog suçlar yalnızca 5237 sayılı Kanunla sınırlı değildir. 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun kapsamındaki suçlar, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen suçlar ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu içindeki 27. madde kapsamında belirtilen bazı suçlar bakımından da internet erişiminin engellenmesi gündeme gelebilir.

Kamu Düzeni ve Kamu Güvenliği Nedeniyle Erişim Engellenebilir mi?

Evet. İnternet yayını mutlaka yalnızca katalog suçlardan birini oluşturduğu için değil, yaşam hakkının veya kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık ya da suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla da erişim engeline konu olabilir. Bununla birlikte kamu düzeni kavramının soyut biçimde ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir. Tedbirin somut olaya dayanması, kamu yararıyla bağlantısının kurulması ve ölçülü olması gerekir.

Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı tarafından erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Bu tedbirin yargısal onay süreci ayrıca işletilir.

Şans Oyunlarına İlişkin İçeriklerde Yetki Kimdedir?

Şans oyunları alanında 5602 sayılı Kanun kapsamında özel yetkiler bulunmaktadır. Uygulamada “5602 sayılı Kanun’da belirtilen kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanlarında 5602 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde” internet ortamında işlenen ve görev alanlarına giren suçlar hakkında erişimin engellenmesine yönelik karar alabilir ve kararın uygulanması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderebilir.

Bu düzenleme, genel ceza soruşturmasından farklı olarak özel kanunla belirlenen kurumların görev alanındaki yasa dışı şans oyunu faaliyetlerine internet üzerinden müdahale edilmesini sağlar.

AYM Kararları Sonrasında 5651 Sayılı Kanun’da Ne Değişti?

İnternette içerik kaldırma ve erişim engelleme uygulaması bakımından en önemli değişikliklerden biri Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla ortaya çıkmıştır. 03.03.2021 tarihli, 2018/99 E. ve 2021/14 K. sayılı kararda bazı yetkiler anayasal güvenceler bakımından değerlendirilmiştir. Bu süreç sonunda BTK Başkanının katalog suçlar kapsamında doğrudan içerik çıkarma yetkisi iptal edilmiş; erişimi engelleme yetkisi ise farklı bir hukuki çerçevede devam etmiştir.

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle sulh ceza hâkimliklerine erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması başvurusu yapılmasını düzenleyen 9. madde de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İptal kararı 10 Ekim 2024 itibarıyla yürürlüğe girmiş ve bu tarihten sonra sulh ceza hâkimliklerinin sırf 9. madde kapsamında kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle içerik kaldırma veya erişim engelleme kararı verme yetkisi sona ermiştir.

İptal gerekçelerinde ifade ve basın özgürlüğü, hukuki güvenlik, belirlilik, çelişmeli yargılama yapılmaması ve kademeli müdahale yönteminin bulunmaması gibi konular önem taşımıştır. Bu nedenle güncel başvurularda eski 9. madde uygulamasına dayanmak yerine ihlalin niteliğine uygun diğer hukuki yollar kullanılmalıdır.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında İçerik Kaldırma Süreci Nasıl Değişti?

5651 sayılı Kanun Kapsamında İçerik Kaldırma Süreci (İptal Edilen ve Değişen Kısımlar) 5651 sayılı Kanun bakımından eski ve yeni başvuru sisteminin ayrılması gerekir. Önceki uygulamada kişilik hakkının ihlal edildiğini ileri süren gerçek veya tüzel kişiler içerik ya da yer sağlayıcıya başvurabiliyor ve talebin sonuçsuz kalması halinde sulh ceza hâkimliğinden karar isteyebiliyordu. Bu süreçte 24 saat gibi kısa karar ve uygulama süreleri öngörülmekteydi.

5651 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında kişilik hakları yönünden bu doğrudan sulh ceza hâkimliği mekanizması artık eski haliyle mevcut değildir. Yeni bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar kişilik hakkının korunması bakımından özel hukuk yolları, basın mevzuatı, suç duyurusu ve somut ihlale göre ihtiyati tedbir gibi mekanizmalar önem kazanmıştır.

Kişilik Hakları İhlalinde Bugün Hangi Yollara Başvurulabilir?

Kişilik hakkı ihlali nedeniyle eski 9. madde sisteminin sona ermiş olması, kişinin internet üzerindeki hukuka aykırı saldırılara karşı korumasız kaldığı anlamına gelmez. İhlalin niteliğine göre farklı hukuki yollar kullanılabilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içindeki 24. madde, kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı halinde koruma talep edilmesine imkân verir. Kişi hukuk mahkemesinde saldırının önlenmesini veya devam eden saldırının sona erdirilmesini isteyebilir. Olayın şartları gerektiriyorsa ihtiyati tedbir talebi de ileri sürülebilir.

İnternet haber sitesi niteliğindeki yayınlarda ise 5187 sayılı Basın Kanunu içindeki 14. madde uyarınca düzeltme ve cevap hakkı değerlendirilebilir. Bunun yalnızca Basın Kanunu anlamında internet haber sitesi kabul edilen yayınlar bakımından uygulanabileceği unutulmamalıdır.

Hakaret veya İftira İçeren İnternet İçeriğinde Ne Yapılabilir?

Sosyal medya paylaşımı, haber, yorum veya başka bir çevrim içi içerik hakaret, iftira veya başka bir suç oluşturuyorsa mağdur Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Ceza soruşturması kapsamında internet içeriğinin suçla bağlantısı incelenir ve şartları bulunuyorsa erişimin engellenmesine yönelik koruma tedbirleri talep edilebilir.

Kişilik hakkı yönünden ayrıca hukuk mahkemesinde saldırının önlenmesi veya sona erdirilmesi talep edilebilir. Eski uygulamadaki gibi yalnızca 9. madde üzerinden sulh ceza hâkimliğine gidilmesi, 10 Ekim 2024 sonrasındaki hukuki durumla uyumlu değildir.

Özel Hayatın Gizliliği İhlalinde Erişim Engelleme

Özel hayat, kişinin yalnızca kendisinin veya kendi belirlediği kişilerin bilmesini istediği mahrem alanı ifade eder. İnternet ortamında kişiye ait özel görüntülerin, fotoğrafların veya özel yaşam bilgilerinin izinsiz yayımlanması, olayın özelliklerine göre özel hayatın gizliliğinin ihlali sonucunu doğurabilir.

Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna doğrudan başvurarak ilgili yayına erişimin engellenmesini talep edebilir. Başvuruda ihlale neden olan yayının tam URL adresi, ihlalin hangi yönden gerçekleştiğine ilişkin açıklama ve başvurucunun kimlik bilgileri bulunmalıdır. Bu unsurların eksik olması başvurunun işleme alınmasını engelleyebilir.

Talep üzerine erişim sağlayıcıların tedbiri kısa süre içinde uygulaması öngörülmektedir. Başvuru yapan kişinin daha sonra 24 saat içinde sulh ceza hâkimine başvurması gerekir. Hâkim özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek kararını 48 saat içinde açıklar. Bu sürede karar verilmezse geçici erişim engelleme tedbiri kendiliğinden kalkar.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Başkan tarafından doğrudan erişimin engellenmesi yönünde tedbir uygulanabilir. Bu karar da 24 saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkimin 48 saat içinde karar vermesi gerekir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Ceza Hukuku Boyutu

Özel hayatın gizliliğinin ihlali yalnızca içerik veya erişim tedbirleriyle sınırlı bir mesele değildir. Şartları bulunduğunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında ceza sorumluluğu da doğabilir. Bu alanda 134. madde önem taşımaktadır.

Bu nedenle mağdurun amacı yalnızca içeriği erişilemez hale getirmek değil, paylaşımı yapan kişi hakkında ceza soruşturması yürütülmesini sağlamaksa Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca başvurulabilir.

Erişim Engelleme Kararını Kimler Verebilir?

Yetkili merci, kararın hukuki sebebine ve soruşturmanın aşamasına göre değişir. Katalog suçlar bakımından soruşturma aşamasında hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan durumda Cumhuriyet savcısı; kovuşturma aşamasında ise mahkeme karar verebilir.

Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan durumda verdiği karar hâkim denetimine tabidir. Kararın 24 saat içinde hâkimin onayına sunulması ve hâkimin de 24 saat içinde karar vermesi gerekir. Onaylanmayan tedbir kaldırılır.

BTK Başkanı kanunda belirtilen suçları oluşturan yayınlar bakımından erişimin engellenmesine karar verebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında Başkanın katalog suçlarda doğrudan içeriği çıkarma yetkisinin bulunmadığı ayrımı gözetilmelidir.

Gecikmesinde sakınca bulunan kamu düzeni, millî güvenlik, can ve mal güvenliği veya genel sağlık gibi durumlarda Cumhurbaşkanlığı ya da ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından karar verilebilir. Bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına gönderilir ve hâkim 48 saat içinde kararını açıklar.

Erişim Engelleme Kararlarını Kim Uygular?

Erişim kararlarının fiilen uygulanmasında içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar, erişim sağlayıcılar ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu rol oynar. Yetkili merci tarafından verilen karar Kuruma gönderilir ve ilgili sağlayıcılara iletilir.

Kararın kendisine bildirilmesine rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar hakkında idari yaptırımlar gündeme gelebilir. İdari para cezası sonrasında da kararın uygulanmaması halinde yetkilendirmeyle ilgili daha ağır sonuçlar doğabilir.

İçeriği suç teşkil eden yayını gerçekleştiren kişinin kimliğine ulaşılması halinde gerekli bilgilerin adli mercilere iletilmesi ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması da mümkündür.

Erişimin Engellenmesi Ne Kadar Sürede Uygulanır?

5651 sisteminde bazı tedbirler çok kısa süreli prosedürlere bağlanmıştır. Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan halde aldığı karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim de 24 saat içinde karar verir.

Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlığın talebi üzerine Başkan tarafından verilen bazı erişim kararları bakımından da 24 saat içinde hâkim onayı gerekir; hâkim kararını 48 saat içinde açıklar. Karar bu süre içinde onaylanmazsa tedbir kendiliğinden kalkabilir.

Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına veya kovuşturma aşamasında beraate karar verilmesi halinde, ceza soruşturmasına bağlı içerik çıkarma veya erişim engelleme tedbirinin hukuki dayanağı ortadan kalkabilir. İlgili karar Kuruma bildirilir.

Erişim Engelleme Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

İtiraz yolu, erişim kararını hangi makamın verdiğine göre farklılık gösterir. Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından verilen erişim engelleme kararlarına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

BTK Başkanının katalog suçlar kapsamında verdiği erişim engelleme kararları bakımından ise 5651 sayılı Kanun içinde açık bir itiraz mekanizması öngörülmediği belirtilmektedir. Buna karşılık yargısal makamların verdiği kararlar yönünden ceza muhakemesi itiraz hükümleri önem taşır.

Eski 9. madde döneminde sulh ceza hâkimliğinin kişilik hakkı kararına karşı bir üst numaralı sulh ceza hâkimliğine itiraz sistemi bulunuyordu. Maddenin iptalinin 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmesiyle bu özel başvuru ve itiraz modeli de aynı şekilde güncel uygulamadan çıkmıştır.

Sosyal Medya İçeriği Nasıl Kaldırılabilir veya Engellenebilir?

Sosyal medyada paylaşılan içeriklerde hangi başvuru yolunun kullanılacağı, paylaşımın niteliğine göre belirlenmelidir. Hakaret, tehdit veya başka bir suç şüphesi varsa savcılığa başvuru; kişilik hakkı ihlalinde hukuk mahkemesinde koruma ve tazminat talepleri; özel hayatın gizliliğinde ise BTK üzerinden özel erişim tedbiri gündeme gelebilir.

Müdahalenin mümkün olduğu ölçüde yalnızca hukuka aykırı içeriğe yöneltilmesi gerekir. Örneğin bir sosyal medya hesabındaki tek paylaşım hak ihlali oluşturuyorsa öncelikle o içeriğin URL’sine yönelik engelleme düşünülür. Sadece belirli gönderinin engellenmesi ihlali gidermeye yetmiyorsa şartları varsa daha geniş erişim tedbiri uygulanabilir.

Yeni dönemde kişilik hakkı ihlallerinde asliye hukuk mahkemesinden saldırının önlenmesi, içeriğin kaldırılması veya erişimin sınırlandırılması yönünde koruma talep edilmesi ve acil durumlarda ihtiyati tedbir istenmesi değerlendirilebilir.

İnternet Haberlerinde Düzeltme ve Cevap Hakkı

İnternet üzerindeki her yayın aynı hukuki statüde değildir. Yayın, 5187 sayılı Basın Kanunu kapsamında internet haber sitesi niteliğindeyse 14. madde uyarınca düzeltme ve cevap hakkı kullanılabilir. Bu hak, kişilik hakkı ihlal edilen kişinin yayına karşı kendi açıklamasının yayımlanmasını veya yanlış içeriğin düzeltilmesini sağlamak için kullanılan özel bir yoldur.

Ancak sosyal medya profili, forum, kişisel internet sayfası veya başka bir dijital alan otomatik olarak Basın Kanunu anlamında internet haber sitesi sayılmaz. Bu nedenle başvuru öncesinde yayıncının hukuki statüsü belirlenmelidir.

Telif Hakkı İhlalinde İnternetten İçerik Kaldırma

Eser sahibinin izni olmadan bir eserin dijital ortamda yayımlanması, değiştirilmesi, satışa sunulması, kiralanması veya başka kişiye ait içeriğin kendisine aitmiş gibi kullanılması telif hakkı ihlaline neden olabilir. Bu alandaki temel düzenleme 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunudur.

Hak sahibi öncelikle içerik veya bilgi sağlayıcıya başvurarak ihlalin durdurulmasını isteyebilir. İhlale konu içerik süresi içinde kaldırılmazsa Cumhuriyet savcılığına başvuru yoluyla servis sağlayıcının ihlale devam eden içerik sağlayıcıya sunduğu hizmetin durdurulmasının talep edilmesi mümkündür.

Bu başvuru modeli eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerinin dijital ortamda korunmasına yöneliktir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki 4. madde ile bağlantılı hükümler ve dijital iletime ilişkin düzenlemeler somut olayın niteliğine göre değerlendirilir.

Marka İhlalinde İçerik Kaldırma Talep Edilebilir mi?

İnternet ortamında bir markanın izinsiz kullanılması, sahte ürün satışı veya markaya bağlı hakların ihlal edilmesi halinde içerik kaldırma ya da erişimin sınırlandırılmasına yönelik hukuki koruma talep edilebilir. İzlenecek yol, marka kullanımının niteliğine ve ihlal edilen hakkın kapsamına göre belirlenir.

Telif hakkından farklı olarak marka uyuşmazlığında doğrudan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerinin her durumda uygulanacağı düşünülmemelidir. Ancak internet üzerindeki fikri hak ihlallerinde içerik ve yer sağlayıcılara başvuru, hukuk davası ve ihtiyati tedbir gibi yöntemler önem taşır.

Eski 9. Madde Dilekçe Modeli Günümüzde Kullanılabilir mi?

9. madde iptal edilmeden önce kişilik hakları ihlal edilen kişiler sulh ceza hâkimliğine başvurarak içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebiliyordu. Dilekçede başvurucunun kimlik ve adres bilgileri, ihlale konu URL’ler, hakkın ne şekilde ihlal edildiği, hukuki dayanak ve sonuç talebi bulunuyordu.

Özel hayatın gizliliği ihlalinde dilekçelerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu içindeki 134. madde gibi ceza hükümlerine de atıf yapılabiliyordu. Ancak 10 Ekim 2024 sonrasında kişilik hakları yönünden eski 9. madde prosedürünün yürürlükte olmadığı dikkate alınmalı ve dilekçe somut olay için halen geçerli başvuru yoluna göre hazırlanmalıdır.

Erişim Engeli Getirilen Siteye Girmek Suç mudur?

Bir internet sitesine erişimin engellenmiş olması, o siteye herhangi bir yöntemle ulaşmaya çalışmanın tek başına otomatik olarak suç olduğu anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu, kişinin engellenen site üzerinden ayrıca suç oluşturan bir eylem gerçekleştirip gerçekleştirmediğine göre değerlendirilir.

Dolayısıyla erişim engeli ile ceza sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. Siteye erişim amacıyla yapılan fiil başka bir ceza normunu ihlal ediyorsa ayrıca suç gündeme gelebilir.

E-Devlet Üzerinden Erişim Engeli Başvurusu Yapılabilir mi?

Özel hayatın gizliliği gibi belirli başvurular bakımından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun elektronik hizmetleri üzerinden işlem yapılması mümkündür. Başvuruda hukuka aykırı olduğu ileri sürülen yayının URL’sinin açıkça gösterilmesi, ihlalin açıklanması ve başvurucu bilgilerinin eksiksiz sunulması gerekir.

Başvurunun hangi hukuki kuruma dayandığı özellikle önemlidir. Kişilik hakkı ihlalinde eski 9. madde yolunun iptal edilmiş olması nedeniyle her internet içeriği için aynı elektronik başvuru yönteminin kullanılabileceği düşünülmemelidir.

URL Bazlı Engelleme ile Tüm Siteye Erişim Engeli Arasındaki Fark

Erişimin engellenmesinde temel yaklaşım, müdahalenin ihlalin bulunduğu içerikle sınırlı tutulmasıdır. Bu nedenle bir internet sitesindeki tek haber, video, fotoğraf veya sosyal medya gönderisi hukuka aykırıysa kural olarak karar ilgili URL’ye yöneltilir. Böylece aynı internet sitesinde hukuka uygun biçimde yayımlanan diğer içeriklere erişim korunmuş olur.

Ancak teknik olarak yalnızca ilgili URL’ye erişimin engellenmesi mümkün değilse veya URL bazlı tedbir hak ihlalini sona erdirmeye yeterli olmuyorsa internet sitesinin tamamına erişimin engellenmesi değerlendirilebilir. Bu ikinci yöntem daha ağır bir müdahale olduğundan kararın somut gerekçeye dayanması ve ölçülülük ilkesine uygun olması önem taşır. Anayasa Mahkemesinin internet yayınlarıyla ilgili değerlendirmelerinde de ifade ve basın özgürlüğü ile korunmak istenen hak arasında denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

İçerik ve Erişim Sağlayıcılar Kararı Ne Kadar Sürede Uygular?

Yetkili makam tarafından verilen erişim engelleme veya kanunen geçerli içerik çıkarma kararlarının uygulanmasında içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcıların yükümlülükleri bulunmaktadır. Kararların ilgili sağlayıcılara iletilmesinden sonra mevzuatta öngörülen kısa süreler içinde teknik işlemlerin tamamlanması gerekir. 8. madde kapsamındaki kararların uygulanmasında kararın bildirilmesinden itibaren en geç dört saat içinde işlem yapılması öngörülmektedir.

Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararların bir örneği gereğinin yerine getirilmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Kurum da kararın ilgili sağlayıcılara ulaştırılması ve uygulanması sürecini yürütür. İdari nitelikteki erişim engelleme kararının yerine getirilmemesi halinde erişim sağlayıcı hakkında idari para cezası uygulanması ve bu yaptırımdan sonra da kararın yerine getirilmemesi durumunda yetkilendirmeyi etkileyen sonuçların ortaya çıkması mümkündür.

Ceza Soruşturması Sona Ererse Erişim Tedbirine Ne Olur?

Erişim engelleme veya içerik çıkarma kararı bir ceza soruşturması ya da kovuşturmasındaki suç şüphesine dayanıyorsa, ceza dosyasının sonucu tedbirin devamını da etkileyebilir. Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya kovuşturma sonunda beraat hükmü kurulması halinde, bu ceza sürecine bağlı tedbir kendiliğinden hükümsüz hale gelebilir.

Bu durumda Cumhuriyet savcısı veya mahkeme, hükümsüz kalan tedbirin hangi internet adresine ilişkin olduğunu belirterek kararın bir örneğini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderir. Böylece artık hukuki dayanağı kalmayan erişim sınırlamasının uygulanmaya devam etmesi önlenir.

Eski Uyar-Kaldır Yöntemi ile Güncel Sistem Arasındaki Fark

İptal öncesindeki 9. madde sisteminde kişilik hakkının internet yayını nedeniyle ihlal edildiğini ileri süren kişi, içerik sağlayıcıya veya buna ulaşamıyorsa yer sağlayıcıya başvurarak yayının kaldırılmasını isteyebiliyordu. Sağlayıcının talebe belirli süre içinde cevap vermemesi halinde sulh ceza hâkimliğine başvuru imkânı bulunuyordu. Bu yöntem uygulamada “uyar-kaldır” olarak anılıyordu.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında bu sistemin yasal dayanağı eski şekliyle devam etmemektedir. Bu nedenle özellikle eski dilekçe örneklerinde görülen doğrudan 9. madde başvurularının güncel hukuk bakımından aynen kullanılması doğru değildir. Bugün yayın internet haber sitesi ise 5187 sayılı Basın Kanunu, kişilik hakkı ihlali varsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, fiil suç oluşturuyorsa ceza muhakemesi ve özel hayatın gizliliği söz konusuysa BTK başvurusu gibi ihlalin türüne uygun hukuki yol seçilmelidir.

5602 Sayılı Kanun Kapsamındaki Kurumların Rolü

İnternet üzerinden izinsiz şans oyunları veya ilgili faaliyetlerle mücadelede özel bir mekanizma da bulunmaktadır. 5602 sayılı Kanun kapsamındaki 3. madde ile bağlantılı kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanlarına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit ettiklerinde erişimin engellenmesine ilişkin karar alabilir. Bu kararlar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir.

Bu özel yetki, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilen yasa dışı bahis içerikleriyle bağlantılı erişim tedbirlerinden ayrı düşünülmemelidir. Hangi kanunun ve hangi kurumun yetkili olduğu, internet yayınındaki faaliyet türüne göre belirlenir.

Başvuru Yaparken Hangi Bilgiler Hazırlanmalıdır?

İnternet içeriği nedeniyle hukuki koruma talep edilirken, başvurunun hangi mercie yapılacağından bağımsız olarak ihlalin somutlaştırılması büyük önem taşır. İçeriğin yalnızca sosyal medya hesabının veya internet sitesinin genel adresinin verilmesi yerine mümkün olduğunca ihlale konu paylaşımın tam URL’si belirlenmelidir.

Başvuru dosyasında ayrıca paylaşımın hangi hakkı ihlal ettiği, içeriğin ne zaman görüldüğü, başvurucuyla nasıl bağlantılı olduğu ve varsa suç teşkil eden kısmın ne olduğu açıkça anlatılmalıdır. Özel hayat başvurusunda kimlik bilgilerinin ve ihlal açıklamasının eksiksiz olması gerekir. Telif hakkı uyuşmazlığında eser sahipliğini ortaya koyan belgeler, internet haberinde düzeltme ve cevap talep ediliyorsa yayın kaydı, ceza soruşturmasında ise içeriğin delil niteliğini koruyacak kayıtlar önem taşır.

Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Erişimin engellenmesi kararı ne anlama gelir?

İnternet ortamındaki belirli bir yayına kullanıcıların ulaşmasının teknik yollarla engellenmesidir. Kural olarak tedbir ihlale konu URL’ye yöneltilir; teknik olarak mümkün olmadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda daha geniş erişim engeli değerlendirilebilir.

İçerik kaldırma ile erişim engelleme aynı şey midir?

Hayır. İçerik kaldırmada yayın bulunduğu platformdan çıkarılır. Erişim engellemede içerik varlığını sürdürebilir ancak kullanıcıların içeriğe erişimi önlenir.

Hangi suçlarda erişim engeli verilebilir?

8. madde kapsamında intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynanması için yer ve imkân sağlama gibi suçların yanı sıra 5816 sayılı, 7258 sayılı ve 2937 sayılı özel kanunlarda belirtilen bazı suçlar gündeme gelebilir.

Kişilik hakkı ihlalinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir mi?

Eski 9. madde kapsamında kullanılan başvuru yolu Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve iptal 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle sırf kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle eski sistemin kullanılmaması gerekir.

Kişilik hakkı ihlalinde hangi yol kullanılabilir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içindeki 24. madde kapsamında hukuk mahkemesinden saldırının önlenmesi veya sona erdirilmesi talep edilebilir. Şartları varsa ihtiyati tedbir ve tazminat talepleri de gündeme gelebilir.

Özel hayatın gizliliği ihlalinde nereye başvurulur?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna doğrudan başvuru yapılabilir. İhlal edilen içeriğin URL’si, ihlal açıklaması ve kimlik bilgileri sunulur. Tedbir sonrasında 24 saat içinde sulh ceza hâkimine başvurulması ve hâkimin 48 saat içinde karar vermesi gerekir.

Hakaret veya iftira içeren içerik nasıl kaldırılır?

İçeriğin suç oluşturduğu düşünülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Kişilik hakkının korunması bakımından ayrıca hukuk mahkemesinde saldırının durdurulması ve şartları varsa tazminat talep edilebilir.

İnternet haber sitesi hakkında hangi hak kullanılabilir?

5187 sayılı Basın Kanunu kapsamındaki internet haber sitelerinde 14. madde uyarınca düzeltme ve cevap hakkı kullanılabilir.

Telif hakkı ihlalinde ne yapılabilir?

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında öncelikle içerik sağlayıcıdan ihlalin sona erdirilmesi istenebilir. İhlalin devamı halinde kanunda öngörülen başvuru yolları kullanılarak servis sağlayıcıya yönelik tedbir talep edilebilir.

Erişim engeli kalıcı mıdır?

Kararın dayanağına göre değişir. Ceza soruşturmasına bağlı geçici tedbirler kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat gibi durumlarda hükümsüz kalabilir. Özel hayatın gizliliğine ilişkin tedbirlerde ise ilgili içerik yayından kaldırılırsa erişim engeli kararı da kendiliğinden hükümsüz hale gelebilir.

Erişim engelleme kararına itiraz edilebilir mi?

Hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz mümkündür. Kararı veren makam ve kararın hukuki dayanağı itiraz yolunun belirlenmesinde önemlidir.

BTK Başkanı içerik kaldırma kararı verebilir mi?

Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında katalog suçlar bakımından BTK Başkanının doğrudan içerik çıkarma yetkisinin bulunmadığı, buna karşılık kanunda öngörülen şartlarda erişimin engellenmesi yetkisinin devam ettiği belirtilmektedir.

Kaynaklar ve İlgili Mevzuat

avukatbuldum.com
Yazar

avukatbuldum.com

AvukatBuldum.com için hukuk alanında bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.

Yazarın tüm içerikleri
Benzer İçerikler

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Yorum yapın