Eşten Para Mal Saklamak konusu, aşağıda hukuki çerçevesi ve uygulamada önem taşıyan başlıklarıyla ele alınmaktadır.
Evlilik yalnızca duygusal birliktelikten ibaret değildir. Eşler arasında güven, dayanışma, ekonomik iş birliği ve aile düzenini birlikte yürütme yükümlülüğü de bulunur. Bu nedenle eşlerden birinin gelirini sürekli gizlemesi, ortak birikimleri habersiz şekilde başka hesaplara aktarması, üçüncü kişilere mal devretmesi veya boşanma ihtimalini düşünerek malvarlığını görünmez hale getirmeye çalışması yalnızca aile içi bir anlaşmazlık olarak değerlendirilmez. Bu tür davranışlar boşanma davasındaki kusur incelemesinden mal rejiminin tasfiyesine kadar uzanan önemli hukuki sonuçlara yol açabilir.
Özellikle eşten para saklanması halinde asıl mesele, paranın kimin adına kayıtlı olduğundan çok hangi dönemde ve hangi kaynakla elde edildiğidir. Evlilik içerisinde çalışma karşılığı kazanılan gelirlerin farklı banka hesaplarında tutulması, kripto varlığa dönüştürülmesi veya fiziki olarak saklanması bu ekonomik değerin hukuki niteliğini kendiliğinden değiştirmez. Malvarlığının diğer eşin yasal paylaşım hakkını azaltmak amacıyla gizlenmesi halinde hukuk sistemi tasfiye sırasında bu işlemleri ayrıca değerlendirebilir.
Bu nedenle eşten para veya mal saklandığı düşünülen bir boşanma uyuşmazlığında yalnızca görünen tapu ve banka kayıtlarıyla yetinilmemesi gerekir. Krediler, para transferleri, üçüncü kişilere yapılan devirler, kiralık kasalar, kripto para platformları ve yurt dışındaki varlıklar da olayın şartlarına göre araştırmaya konu olabilir.
Eşten Para Mal Saklamak Boşanmada: Eşten Para Saklamak Ekonomik Şiddet Sayılabilir mi?
Şiddet kavramı yalnızca fiziksel saldırıyı ifade etmez. Eşin ekonomik kaynaklara erişiminin sınırlandırılması, ailenin gerçek gelirinin saklanması, diğer eşin sürekli maddi bağımlılık altında tutulması veya ortak yaşam için gerekli kaynakların kasten verilmemesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilecek davranışlardır.
Yargıtay yaklaşımında eşin kazancını gizlemesi, ailenin temel ihtiyaçlarına katkı sağlamaması ve ekonomik yükümlülüklerinden kaçınması boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde önem taşımaktadır. Özellikle gelir sahibi olmasına rağmen aile giderlerini karşılamaktan kaçınan, birikimleri gizleyen veya diğer eş üzerinde ekonomik baskı kuran tarafın davranışları güven sarsıcı nitelik kazanabilir.
Eşin kendi gelirinin bulunması da ekonomik şiddet iddiasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Evlilik birliği içerisindeki ekonomik sorumluluklar tarafların birbirlerine karşı yükümlülüklerinden doğar. Bir eşin çalışıyor olması, diğer tarafın kazancını gizlemesini veya aile giderlerine katılmamasını hukuken önemsiz hale getirmez.
Ekonomik Şiddet Tazminatı Etkiler mi?
Çekişmeli boşanma davasında tarafların kusur oranları maddi ve manevi tazminat talepleri açısından önemlidir. Gelirin sistematik şekilde gizlenmesi, ailenin ekonomik kaynaklarının kişisel amaçlarla tüketilmesi veya eşin parasız bırakılması gibi davranışlar kusur incelemesinde değerlendirilebilir.
Manevi tazminat bakımından ekonomik baskının süresi, ağırlığı, diğer eş üzerinde yarattığı etkiler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte ele alınabilir. Dolayısıyla eşten para saklama davranışı yalnızca mal paylaşımına ilişkin teknik bir uyuşmazlık olarak kalmayıp boşanmanın diğer mali sonuçlarını da etkileyebilir.
Eşten Habersiz Kredi Çekilmesi Ne Sonuç Doğurur?
Bir eşin diğerinden habersiz banka kredisi kullanması tek başına her durumda aynı hukuki sonucu doğurmaz. Kredinin hangi amaçla kullanıldığı belirleyicidir. Evliliğin ortak ihtiyaçları, aile konutunun finansmanı veya zorunlu giderler için kullanılan kredi ile tamamen kişisel amaçlarla alınarak gizlenen kredi aynı şekilde değerlendirilmez.
Yargıtay kararlarında, eşinden habersiz biçimde önemli borçlanmalara giren ve kullanılan paranın nereye harcandığını açıklayamayan eşin davranışının güven sarsıcı nitelikte değerlendirilebildiği görülmektedir.
Özellikle kredi çekildikten sonra paranın nakit olarak alınması, başka kişilere aktarılması veya şahsi bir malvarlığına dönüştürülmesi mal rejiminin tasfiyesinde ayrıca araştırılabilir. Kredinin aile yararına kullanılmadığı ortaya konulursa bu borcun diğer eşin ekonomik haklarını azaltacak biçimde tasfiyeye dahil edilmemesi için hukuki inceleme yapılabilir.
Kredi Borcu Her İki Eşi de Bağlar mı?
Bir kredinin evlilik sırasında çekilmiş olması, borcun otomatik olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez. Borcun hangi amaçla doğduğu, krediyle alınan malın kime ait olduğu ve paranın aile yararına kullanılıp kullanılmadığı incelenir.
Bankadan gelen hesap hareketleri, kredi kullandırım belgeleri ve transfer kayıtları paranın nereye gittiğini tespit etmek için önemli delillerdir. Ailenin ihtiyaçları için kullanıldığı ileri sürülen bir kredinin aslında üçüncü kişilere gönderildiği veya kişisel yatırıma dönüştürüldüğü tespit edilirse bu durum tasfiye hesabında önem kazanır.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Para Kimin Sayılır?
Türkiye’de yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Birinci Ocak iki bin iki tarihinden itibaren evlilik içerisinde çalışma karşılığı elde edilen ekonomik değerler kural olarak edinilmiş mal niteliği taşımaktadır.
Bu sistemde hangi malın kimin adına kayıtlı olduğundan çok malın kaynağı önemlidir. Evlilik içinde kazanılan maaş, ticari kazanç ve ortak birikimler edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle eşlerden birinin maaşını yalnızca kendi adına açılmış banka hesabında tutması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan hakkını ortadan kaldırmaz.
Kişisel Mallar Hangileridir?
Evlilikten önce sahip olunan malvarlığı, miras yoluyla edinilen değerler, bağışlanan mallar ve manevi tazminat gibi bazı değerler kişisel mal niteliğinde kabul edilir. Bunlar kural olarak mal rejiminin tasfiyesinde paylaşıma girmez.
Bununla birlikte kişisel malın kendisi ile bu malın sağladığı gelir aynı şekilde değerlendirilmeyebilir. Örneğin miras kalan bir taşınmaz kişisel mal olarak kalabilirken bundan elde edilen kira gelirleri edinilmiş mal niteliği taşıyabilir. Benzer biçimde evlilik öncesi para kişisel mal olsa da bu para üzerinden evlilik sırasında ortaya çıkan bazı gelirlerin tasfiyede dikkate alınması gündeme gelebilir.
Malvarlığının kişisel mal olduğunu ileri süren eşin bu iddiasını somut belgelerle desteklemesi gerekir. Aksi ispatlanmadığı sürece belirli malvarlığı değerlerinin edinilmiş mal sayılması yönündeki karine değerlendirmede önem taşır.
Boşanmadan Önce Para Kaçırılırsa Ne Olur?
Boşanma ihtimalinin ortaya çıkmasıyla birlikte banka hesaplarının boşaltılması, araçların yakınlara devredilmesi veya taşınmazların düşük bedelle üçüncü kişilere geçirilmesi uygulamada sık karşılaşılan sorunlardandır.
Türk Medeni Kanunu ikiyüz yirmidokuzuncu maddesi, mal rejiminin tasfiyesinde belirli işlemlerin edinilmiş mallara eklenebilmesine imkan tanımaktadır. Böylece eşlerden biri malları fiziksel olarak elden çıkarmış olsa bile tasfiye hesabında bu değerlerin varlığı dikkate alınabilir.
Son Bir Yıldaki Karşılıksız Devirler
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası bulunmaksızın yapılan olağandışı karşılıksız kazandırmalar eklenecek değer kapsamında değerlendirilebilir. Olağan hediyeler bu kapsamın dışında tutulurken, yüksek değerli mal veya paraların karşılıksız biçimde üçüncü kişilere verilmesi tasfiye hesabına yeniden dahil edilebilir.
Örneğin boşanma öncesinde önemli miktarda paranın bir yakına bağışlanması veya değerli aracın hiçbir gerçek ödeme alınmadan devredilmesi bu incelemenin konusu olabilir.
Mal Kaçırma Kastı Varsa Süre Sınırı Var mı?
Diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan işlemlerde değerlendirme daha geniştir. Mal kaçırma kastıyla gerçekleştirilen devirlerde yalnızca son bir yıllık dönemle sınırlı kalınmadığı belirtilmektedir.
Mahkeme işlemin gerçek amacını araştırırken devir yapılan kişinin taraflarla yakınlığını, malın rayiç değeri ile satış bedelini, bedelin gerçekten ödenip ödenmediğini ve satıştan elde edildiği iddia edilen paranın nereye gittiğini inceleyebilir.
Özellikle eşin anne, baba, kardeş veya çok yakın bir arkadaşına yapılan ve gerçek ekonomik karşılığı bulunmayan işlemler mal kaçırma iddiasını güçlendirebilir.
Artık Değer ve Denkleştirme Nasıl Hesaplanır?
Mal rejiminin tasfiyesi yalnızca mevcut banka bakiyelerinin ikiye bölünmesi şeklinde yapılmaz. Mevcut edinilmiş mallardan borçlar çıkarılır, gerektiğinde eklenecek değerler hesaba dahil edilir ve kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında gerçekleşen değer kaymaları için denkleştirme yapılır.
Örneğin eşin kişisel malına evlilik sırasında edinilmiş mallardan önemli bir yatırım yapılmışsa tasfiye hesabında bu değer kaymasının dikkate alınması gerekebilir. Aynı şekilde kişisel bir borcun ortak ekonomik kaynaklardan karşılanması da incelemeye konu olabilir.
Bu işlemler sonucunda ortaya çıkan net ekonomik değer artık değer olarak adlandırılır. Yasal sistemde diğer eşin katılma alacağı bu hesap üzerinden belirlenmektedir.
Mal Başkasının Üzerine Devredilirse Ne Yapılabilir?
Mal kaçırma amacıyla yapılan işlemlerde varlıklar çoğu zaman akrabaların veya yakın arkadaşların adına geçirilir. Tapuda veya trafik sicilinde gerçek satış görüntüsü verilse bile işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması halinde muvazaa tartışması gündeme gelebilir.
Üçüncü kişiye yapılan kötü niyetli devirlerde uygulanabilecek hukuki mekanizma somut olayın niteliğine göre değişmektedir.
Tasarrufun İptali Davası
Mal rejiminden doğan alacağın tahsilini engelleyen bazı işlemler bakımından İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir. Kaynakta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yaklaşımı doğrultusunda bu davanın katılma alacağı davasının sonucuyla bağlantılı olarak ele alınabileceği belirtilmektedir.
Bu dava sayesinde malın mülkiyetinin her durumda eski eşe döndürülmesinden ziyade, alacağın tahsil edilebilmesi için ilgili mal üzerinde cebri icra imkanının yeniden oluşturulması amaçlanabilir.
Üçüncü Kişiden Alacak Talep Edilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu ikiyüz kırkbirinci maddesi de belirli şartlarda üçüncü kişilere başvuru imkanı sağlamaktadır. Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, eklenecek değer niteliğindeki karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişi belirli sınırlar içerisinde sorumlu tutulabilir.
Üçüncü kişinin sorumluluğu devraldığı değerin kapsamı ve eksik kalan alacakla bağlantılı olarak değerlendirilir.
Aile Konutu Gizlice Satılırsa Ne Olur?
Aile konutu diğer mallardan daha farklı bir koruma sistemine tabidir. Eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutunu üçüncü kişiye devredemez. Bu koruma, aile yaşamının merkezini oluşturan konutun tek taraflı işlemlerle elden çıkarılmasını önlemeyi amaçlar.
Aile konutunun gizlice satılması halinde işlemin şartlarına göre tapu iptali ve tescil talebi gündeme gelebilir. Aile konutu şerhinin bulunup bulunmadığı da değerlendirmede dikkate alınmakla birlikte rıza konusu ayrıca incelenir.
Gizli Banka Hesapları Nasıl Tespit Edilir?
Bir eşin parasını farklı bankalarda tutması, mal paylaşımından otomatik olarak kurtulmasını sağlamaz. Boşanma ve mal rejimi davalarında mahkeme, uyuşmazlığın aydınlatılması için ilgili finans kuruluşlarından hesap ve işlem bilgilerini isteyebilir.
Mahkeme aracılığıyla banka genel müdürlüklerine müzekkere yazılması ve taraflara ait hesap hareketlerinin celbedilmesi mümkündür. Gelen kayıtlar üzerinden yüksek miktarlı para çıkışları, yakınlara yapılan transferler ve dava öncesindeki olağandışı nakit çekimler incelenebilir.
Kaynakta bankaların finansal kayıtları on yıl süreyle saklamakla yükümlü olduğuna ve yargılama sırasında hesap hareketlerinin on yıl geriye doğru istenebildiğine yer verilmektedir.
Hesaptan Çekilen Para Otomatik Olarak Kaybolmuş Sayılır mı?
Dava öncesinde hesaptan yüksek miktarda para çekilmesi tek başına paranın artık tasfiyede dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. Paranın hangi amaçla harcandığı araştırılabilir.
Eş, çekilen paranın ailenin ortak ihtiyaçları için kullanıldığını ileri sürüyorsa bunu destekleyen belgeler önem kazanır. Paranın nereye gittiğinin açıklanamaması veya yakınlara aktarılmış olması mal kaçırma değerlendirmesini güçlendirebilir.
Kredi kartı ekstreleri de eşin gerçek hayat standardı, yaptığı harcamalar ve ekonomik gücü hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Bu kayıtlar nafaka ve ekonomik durum değerlendirmelerinde de kullanılabilir.
Kripto Para Varlıkları Mal Paylaşımına Girer mi?
Kripto varlıkların dijital ortamda bulunması onların ekonomik değer olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Evlilik içerisinde edinilmiş gelirlerle satın alınan kripto paralar, mal rejiminin tasfiyesinde diğer yatırım araçları gibi değerlendirilebilir.
Türkiye’de faaliyet gösteren kripto para platformları bakımından mahkeme aracılığıyla hesap bilgileri ve hareketlerin istenmesi mümkündür. Hangi platformlarda hesap bulunduğuna ilişkin somut emareler sunulması araştırmayı kolaylaştırabilir.
Yurt dışındaki platformlar veya soğuk cüzdanlarda tutulan varlıklarda tespit daha güç olsa da yerel banka hesaplarından kripto platformlarına yapılan transferler incelenerek yatırımın parasal izi takip edilebilir.
Kripto Cüzdan Bilgileri Gizlenirse Ne Olur?
Eşin mahkemenin talebine rağmen sahip olduğu dijital varlıklar konusunda bilgi vermekten kaçınması veya soğuk cüzdanlara ilişkin bilgileri gizlemesi delillerin değerlendirilmesi bakımından aleyhe sonuç doğurabilir. Ancak kripto varlığın varlığının ve değerinin mümkün olduğunca resmi finansal kayıtlarla desteklenmesi önemlidir.
Kiralık Kasadaki Para ve Altınlar Nasıl Korunabilir?
Fiziki altın, döviz veya nakit paranın saklanması için banka kiralık kasalarının kullanılması malvarlığının tespitinde farklı bir prosedür gerektirebilir. Kasanın varlığı belirlenirse boşanma veya mal rejimi sürecinde içeriğin elden çıkarılmasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Tedbir kararı verilirse kasaya erişim sınırlandırılabilir ve mahkeme gözetiminde kasanın içeriği tespit edilebilir. İçeride bulunan değerler tutanak altına alınarak davanın özelliğine göre güvenli biçimde muhafaza edilebilir.
Ziynet Eşyaları Kimin Malıdır?
Düğünde takılan ziynet eşyalarının hukuki durumu mal rejiminin genel kurallarından ayrı değerlendirilir. Kaynakta yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yaklaşımına göre, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına özgü ziynetlerin kadının kişisel malı olduğu kabul edilmektedir.
Bu ziynetlerin eş tarafından alınarak bozdurulması veya gizlenmesi halinde iade talebi gündeme gelebilir. Ziynetlerin varlığının düğün fotoğrafları, video kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlanması mümkündür.
Karşı taraf ziynetlerin kadının rızasıyla ortak ihtiyaçlar için harcandığını iddia ediyorsa ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa ait olabilir. Aynen iadenin mümkün olmadığı durumda ziynetlerin bedelinin talep edilmesi gündeme gelebilir.
Yurt Dışına Para veya Mal Kaçırılırsa Nasıl Araştırılır?
Eşin banka hesaplarını veya malvarlığını yurt dışına taşıması araştırmayı zorlaştırabilir ancak hukuki takibi tamamen imkansız hale getirmez. Türk mahkemeleri yabancı ülkelerdeki delillere ulaşmak için uluslararası adli yardımlaşma ve istinabe mekanizmalarından yararlanabilir.
İstinabe yoluyla ilgili yabancı ülkenin yetkili makamından banka kayıtlarının, tapu bilgilerinin veya başka belgelerin temin edilmesi istenebilir. Bu süreç yabancı makamlarla yazışmalar ve tercüme işlemleri nedeniyle daha uzun sürebilir.
Yurt dışındaki hesabın bulunduğuna ilişkin banka transferi, belge veya başka somut emarelerin ortaya konulması araştırmanın kapsamının belirlenmesine yardımcı olur.
Yurt Dışında Boşanma Kararı Alınmışsa Türkiye’de Ne Olur?
Eşlerin yabancı ülkede boşanması halinde yabancı mahkeme kararının Türkiye’de doğrudan bütün sonuçlarıyla uygulanması her durumda mümkün değildir. Yabancı kararın Türkiye’de hukuki sonuç doğurması için şartlarına göre tanıma ve tenfiz işlemleri gündeme gelebilir.
Yabancı mahkeme kararındaki nafaka, tazminat veya mal paylaşımı gibi icrai hükümlerin Türkiye’de uygulanabilmesi bakımından tenfiz süreci önem taşır.
Para Saklandığını İspatlamak İçin Hangi Deliller Kullanılabilir?
Boşanma ve mal rejimi davalarında temel kural, bir iddiada bulunan tarafın bunu hukuka uygun delillerle ortaya koymasıdır. Eşten para saklandığı iddiası yalnızca şüpheye dayanıyorsa mahkemenin mal kaçırma sonucuna ulaşması beklenemez.
Bu tür uyuşmazlıklarda kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- Banka hesap hareketleri ve para transferleri,
- Kredi kartı ekstreleri,
- Kredi kullanım kayıtları,
- Tapu ve trafik tescil kayıtları,
- Kripto para platformlarındaki hesap bilgileri,
- Kiralık kasa kayıtları,
- Tanık anlatımları,
- WhatsApp ve SMS yazışmaları gibi hukuka uygun elektronik iletişim kayıtları,
- Finansal bilirkişi incelemeleri,
- Gerektiğinde MASAK ve diğer resmi kurum kayıtları.
Bilirkişiler tarafların gelirlerini, banka hareketlerini ve yatırımlarını karşılaştırarak mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınacak değerlerin hesabını yapabilir. Özellikle kişinin resmi olarak gelirinin bulunmadığını söylemesine rağmen yüksek harcamalar gerçekleştirmesi veya sürekli para transferleri yapması finansal incelemede dikkat çeken unsurlardan biridir.
Eşten Para Saklanması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Evlilikten önce biriktirilen para boşanmada paylaşılır mı?
Evlilik öncesinde sahip olunan para kural olarak kişisel mal niteliğindedir ve mal paylaşımına girmez. Ancak bu varlığın evlilik sırasında sağladığı faiz veya benzeri gelirlerin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir. Kişisel mala evlilik sırasında edinilmiş mallardan katkı yapılması halinde değer artış payı gündeme gelebilir.
Eşim malları ailesinin üzerine geçirirse hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Devrin gerçek amacı, bedelin ödenip ödenmediği ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığı araştırılabilir. Somut olayın niteliğine göre eklenecek değer, üçüncü kişiye başvuru veya tasarrufun iptali gibi hukuki mekanizmalar gündeme gelebilir.
Kripto para hesabı olduğunu nasıl ispatlayabilirim?
Yerli kripto para platformlarına mahkeme aracılığıyla müzekkere yazılması istenebilir. Ayrıca banka hesaplarından kripto para platformlarına yapılan transferler incelenerek yatırımın izi takip edilebilir.
Banka hareketleri kaç yıl geriye doğru incelenebilir?
Kaynak kapsamındaki açıklamaya göre bankaların kayıtları on yıl süreyle saklaması nedeniyle mahkeme aracılığıyla on yıl geriye dönük hesap hareketlerinin istenmesi mümkün olabilir.
Evlilik sırasında alınan evin kredi borcu paylaşımı nasıl etkiler?
Evlilik içerisinde çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle alınan konut edinilmiş mal niteliğinde olabilir. Kredinin yalnızca hangi eşin adına olduğu değil, ödemelerin hangi kaynakla gerçekleştirildiği önemlidir. Tasfiye sırasında kalan borç ve yapılan ödemeler hesaplamaya dahil edilir.
Sonuç
Eşten para saklanması veya malvarlığının boşanma öncesinde gizlenmesi, doğru delillerle ortaya konulduğunda hem boşanma davasındaki kusur değerlendirmesini hem de mal rejiminin tasfiyesini etkileyebilir. Eşin yalnızca kendi adına banka hesabı açması veya malı kendi adına tescil ettirmesi, evlilik içerisinde edinilen ekonomik değerler bakımından diğer eşin yasal hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Mal paylaşımından kaçınmak amacıyla üçüncü kişilere yapılan olağandışı devirler, banka hesaplarının boşaltılması, kripto varlıkların gizlenmesi veya kiralık kasalarda tutulan değerlerin saklanması hukuk sistemi tarafından çeşitli araçlarla araştırılabilir. Eklenecek değer hükümleri ve üçüncü kişilere karşı başvuru imkanları, kötü niyetli işlemlerin tasfiye sonucunu tamamen değiştirmesini önlemeyi amaçlamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda zamanında delil toplanması özellikle önemlidir. Banka kayıtlarının celbi, tapu ve araç devirlerinin araştırılması, kripto transferlerinin izlenmesi ve gerektiğinde ihtiyati tedbir istenmesi, malvarlığının dava süresince daha fazla el değiştirmesini engelleyebilir.
Sonuç olarak karısından para saklayan erkek veya eşinden ekonomik varlık gizleyen herhangi bir eş bakımından hukuki değerlendirme yalnızca “para sakladı” iddiasıyla sınırlı tutulmamalıdır. Paranın kaynağı, ne zaman elde edildiği, hangi hesaba veya kişiye aktarıldığı, karşılığında gerçek bir bedel alınıp alınmadığı ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığı birlikte incelenmelidir. Sağlam finansal deliller ve doğru bir mal rejimi hesabı, evlilik süresince oluşan ekonomik emeğin boşanma sonrasında hakkaniyete uygun biçimde korunmasının temelini oluşturur.